İsmimiz  Değişiyor , Sitemiz Yeniliyor

İsmimiz Değişiyor , Sitemiz Yeniliyor
1998 yılında kurulan Özürlüler Vakfı 21 yıl önce bu ismi almıştır. Nedeni ise o yıllarda 5378 sayılı Özürlüler Yasası’na göre “özürlü” tanımıdır; Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan; korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan “özürlü” olarak tanımlamaktadır.
Bu tanımın başlığı olan “özürlü kelimesi TDK’nin (Türk Dil Kurumu) tarifinde defolu ya da kusurlu anlamı taşıdığından aşağılayıcı olarak algılanması sebebiyle, ayrıca yapılan tanım ve kavramsal yaklaşımlar genel olarak BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ne dayandırıldığından, tercüme ve ifade şekillerinde bir kavramsal kargaşaya yol açması. İnsan hakları ve özgürlüklerinin gelişimi, yeni tanımlamaları gündeme getirmiştir. Buna göre, sorun yalnızca kişiye bağlı değil, yaşanılan sosyal ortam ve fiziki çevreyle de bağlantılıdır. Sosyal model olarak adlandırılan bu yaklaşım ise; son yıllarda “engelli” kavramıyla tanımlama yapılmasına neden olmuştur.
Toplumu etkileyen büyük ve önemli olaylar, hayatın her alanında olduğu gibi isimlerimizde de değişikliklere sebep olduğundan bir takım eleştirilere maruz kaldığımızdan ismimizi değiştirilmesine karar verilmiş ve isim değişikliği için mahkemeye süreci başlatılmıştır.

Biz Kimiz?
Özürlüler Vakfı, 1998 yılında kurulan ve kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur. Normal bir kişinin kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri, bedensel veya ruhsal yeteneklerindeki kalıtımsal ya da sonradan olma herhangi bir noksanlık sonucu yapamayan (bedensel, zihinsel, görme, işitme, süreğen hastalıklar) herkesi temsil eder.
Özürlüler Vakfı yürüttüğü tüm çalışmaların temeline eşitlik ilkesini yerleştirmiştir. Akılcılık, bilimsellik, gerçekçilik, tutarlılık ve ileriyi görebilme gücü vakfın yaptığı çalışmalarda belirleyici özelliktir. Vakıf kuruluşundan bu yana, olaylara ve gelişmelere bu şekilde yaklaşmış ve yorumlamıştır. Gelişen dünyanın değişen koşullarını karşılayabilmek için çalışma stratejisinin en önemli öğesi olan hedef seçiminde hayalci olmamış, her koşulda aklın ve bilimin öncülüğünde hareket etmiştir.

NE YAPIYORUZ?
Haydi Gülümse
2008 yılında Özürlüler Vakfı tarafından oluşturulan Haydi Gülümse Sosyal Destek Programı, engellilerin gelirlerini ve yaşam kalitesini arttırmak, kırsal yoksulluğun azaltılması için, toplumun bilgilendirilmesi yardımlaşma ve dayanışmaya teşfik için oluşturulmuştur.
Engelliler hakkında yeni düzenlemelerin yapıldığı , 01. 07. 2005 tarihinde kabul edilen Engelliler Kanunu’nun amacı; engelliliğin önlenmesi, engellilerin sağlık, eğitim, rehabilitasyon, istihdam, bakım ve sosyal güvenliğine ilişkin sorunlarının çözümü ile her bakımdan gelişmelerini ve önlerindeki engelleri kaldırmayı sağlayacak tedbirleri alarak topluma katılımlarını sağlamak ve bu hizmetlerin koordinasyonu için gerekli düzenlemeleri yapmaktır.
Buna paralel olarak Özürlüler Vakfı’nın da isteği, engellilerle birlikte, toplumun tüm kesimlerinin yukarıdaki amaçlara dikkatini çekecek proje ve etkinlikleri hayata geçirerek kamuoyu oluşturmaktır.
Özürlüler Vakfı çeşitli hizmetlere sahip olmanın bir takım yardımlarla değil, kanunlar karşısında elde edilecek haklar, yani köklü çözümlerle kazanılacağına inanmaktadır.
Bu nedenle, Özürlüler Vakfı ‘Haydi Gülümse’ projesiyle konu hakkında toplumun dikkatini çekerek, kendini sorgulamasını istemektedir. Projeyi betimleyen ‘’Haydi Gülümse’’ sadece slogan olarak düşünülmemiştir.
Aynı zamanda toplum olarak ortak değer ve hedeflerimiz olması gerektiğini de anlamaktadır. Proje 2008 yılında başlamıştır. Oluşturulma nedeni; engellilerin sağlık, psikolojik, fiziksel ,rehabilitasyon ve eğitimlerini engelleyen hukuksal, çevresel, sosyal engellerin kaldırılması ve hizmetlerin sunulmasını sağlamaktır.
Haydi Gülümse Sosyal Destek Programı eğitim, sağlık, sosyal yardım,sosyal rehabilitasyon olmak üzere 4 bölümden oluşmaktadır.
Projenin iletişim uygulamaları, sadece farkındalık değil, aynı zamanda katılım ve reaksiyon yaratmayı hedefleyen, interaktif bir süreç olarak devam etmektedir. Vakfımız bu konuda ulaşmak istediği diğer hedefler için sistematik PR ve toplumsal etkileşim çalışmalarını da sürdürmektedir.

Savunuculuk - Aktivizm
Avrupa ile ülkemiz arasında insana bakış açısında uçurumlar var. Avrupa bugün, güçsüz ve yardıma muhtaç bireyini unutmadan bir uygarlık kurmuştur. AB sürecinde büyük değişim yaşayan ülkemiz de , hala toplum devlet ve yerel yönetimlerin dezavantajlı insanları yokmuş gibi hareket ettiğini kabul etmeliyiz. Bu birimi kurma nedenimiz , tolumun her kesiminden adalet, özgürlük, insanlık onuru ve eşitlik için insan haklarını tutkuyla savunanları bir araya getirmektir
Özürlüler Vakfı için ‘’ Savunuculuk’’, toplumsal, sosyal, çevresel ve mimari engellilik konusunda yapılan haksızlıkların giderilmesi aynı şekilde düşünen kişilerin biraraya gelip, konunun ya da sorunun muhataplarıyla fikir çatışması yaşanması sonrasında tarafların müzakere ederek çözüme ulaşması lehine aktif olarak savunuculuğu ifade eder.

‘’Aktivist ’’ gruplarımız eğitim, uzlaşma, ikna ve baskı teknikleri gibi eylemler aracılığıyla kamuoyunu etkilemek üzere örgütlenmiş an ve kamu refahını zarara uğratan kurumlarla çatışma başlatırlar.